İçeriğe geç

İş Görüşmesi

CV nizi hazırladınız, başvurunuzu yaptınız ve o beklenen telefon geldi. Görüşmeye davet edildiniz. CV hazırlarken nelere dikkat edileceği ile ilgili “CV Hazırlarken Nelere Dikkat Edilmeli” isimli yazımı okuyabilirsiniz.

Görüşme öncesi ve görüşme sırasında yapacaklarınız nelerdir?

Öncelikle görüşme için davet eden şirketin tarihçesini çalışma ile işe başlayalım. Bu kritik. Bir şirkete görüşmeye gittiğinizde size ilk sorulacak sorulardan birisi “Şirketimizi ne kadar tanıyorsunuz?” olacaktır. Sizden beklenen cevap “İyi bilirim, hep sizden alışveriş yaparım” değil tabii ki. Bu şirket ne zaman kurulmuş, ne iş yapar, kaç kişi çalışır, pazar payı nedir, rakipleri kimlerdir, misyonu-vizyonu nedir, şirket için önemli bir haber var mıdır (satın alma, birleşme, üst düzey yönetici değişikliği vs.) hepsini çalışmalısınız. Hangi alanda iş arayışınız varsa şirketin o departmanı ile ilgili bilgileri de edinmeye çalışın. Şirketlerin internet sayfalarından bu bilgileri rahatlıkla edinebilirsiniz.

Bir diğer konu görüşmede ne giyeceğiniz konusu. Bazı firmaların internet sayfalarında bile yazıyor bu bilgiler. “Kendinizi nasıl rahat hissediyorsanız görüşmeye öyle gelin.” diyen biliyorum mesela. Ama diyelim ki bu bilgileri edinemedik ve de görüşmeye davet eden kişiye soramadık. O zaman resmi giyinmekte fayda var bence. Erkekler için takım elbise, kravat, kadınlar için döpiyes değil tabi bahsettiğim resmi giyim. Hem kadın hem de erkek için kumaş pantolon ve gömlek her yere uyar bence. Neye karar verdiysek tabii ki bunun temiz olması hepsinden önemli. İçinde rahat etmediğiniz kıyafetle iş görüşmesine gitmeyin derim. Rahatlığınız çok çok önemli. Zira görüşmeler genelde biraz geriyor insanları. O nedenle rahat nefes aldığınız, elinizi kolunuzu rahat rahat hareket ettirebileceğiniz şeyler giyinin.

Kadınlar için de bir konuya değinmek istiyorum. Aşırı makyaj, aşırı aksesuar, aşırı parfüm olmaz! Elinizi her hareket ettirdiğinizde şıngır şıngır sesler çıkaran o bilezikler, o kolyeler dikkat dağıtıyor olacak emin olun. Ya da yoğun parfüm kokusuna maruz kalmamak için görüşme kısa sürede tamamlanmaya çalışılıyor olacak.

Görüşme öncesi kıyafet, aksesuar, makyaj konusunu netleştirdik diyelim.

Şimdi bu söyleyeceğim biraz gerginlik yaratabilir ama bazı şirketlerin sınav uygulamaları da olabiliyor. Görüşme olumlu geçmiş ise teknik ve genel bilgiyi ölçmek için bazı online ya da yazılı sınavlar yapılabiliyor. Örneğin, Muhasebe departmanı için biz hem Excel hem de Tek Düzen Hesap Planı’na uygun muhasebe kayıtlarını görebilmek için muhasebe sınavı yapıyorduk. Sürpriz olmasın, hazırlıklı olun diye yazmak istedim.

Görüşme günü geldi çattı. Bir kere randevuya tam zamanında gitmek önemli. Ne erken ne geç. İstanbul’da iseniz işinizi riske atmayın. İstanbul trafiği. Hiç belli olmaz. Erken çıkın, erken gelin randevuya. Bir yerde biraz dinlenip kendinizi görüşmeye hazırlayın. İş görüşmesi stresiniz mi var? Görüşme öncesi o stresinizden kurtulmaya çalışın. Böyle anlarda size ne iyi gelir en iyi siz bilirsiniz. Ha işte onu yapın ve görüşme saatini bekleyin.

Tam saatinde gülümsemeniz ile girin şirkete. Muhtemelen sizi karşılayan resepsiyonist sizi toplantı odasına götürecektir. İşte o odada yüzünüz kapıya dönük bir şekilde oturun. Sırtınızı kapıya dönmeyin. Bunu bana Alman Genel Müdürüm öğretmişti. Size doldurmanız için bir form verilmiş olabilir. Gerçi niye verirler bunu da hiç anlamam. Zaten CV var. Orada tüm bilgiler yer alıyor. Yine de böyle formlar doldurtuluyor. Görüşme yapacağınız kişi odaya ilk girdiğinde ki 10 saniyenin hayati önemi olduğunu düşünüyorum ben. O 10 saniyeyi çok iyi değerlendirin. Bir tebessümle karşılayın, özgüvenli bir şekilde tokalaşın ve o an sorulan herhangi bir soruya net cevap verin. 10 saniyeyi iyi geçirdik diyelim. Şimdi kalan süreyi iyi kullanmalıyız.

Şirketlerin iç politikaları ve pozisyonun aciliyetine göre görüşme yapacağınız kişiler farklı olabilir. Önce İnsan Kaynakları ile görüşüp o görüşme olumlu geçer ise ilgili müdür ile, o da olumlu geçerse bir üst yönetici ile görüşme yapan şirketler olduğu gibi tüm tarafların bulunduğu tek bir toplantı organize eden şirketler de var. Ki bence en iyisi de bu. Her seferinde bu stresi yaşamamış oluyorsunuz ayrıca eğer çalışıyor iseniz izin alma gibi bir zorluktan da kurtuluyorsunuz. Neyse.

Her kim ile görüşüyor iseniz bırakın toplantının akışını o belirlesin. Sazı elinize alıp Allah ne verdiyse içinizi dökmeye gerek yok. Size görüşme sırasında söz hakkı verilecek zaten. Siz o sorular sorulurken can kulağı ile dinleyin ve sıranız geldiğinde söyleyeceklerinizi söyleyin. Söyleyeceklerinizi söylerken en özgüvenli duruşunuz ve göz temasınız da eşlik etsin size. Vücut dilinizin söyledikleri ile sizin söyledikleriniz aynı olmadığı zaman karşı tarafta güvensizlik oluşacaktır. Umarım göz teması ile dik dik bakma arasındaki farkı biliyorsunuzdur. Birincisi işi almanıza %60-70 etki eder iken diğeri 1 saatlik görüşme sürenizi 6-7 dakikaya indirebilir.

Vücut dilinizi iyi kullandınız, özgüvenli bir şekilde tokalaştınız, karşınızdakini dinlediniz ve söylediklerinizin tamamını söyleme fırsatı buldunuz. Görüşme genelde şu cümle ile biter. “Sizin bize sormak istediğiniz bir şey var mı?” Siz “Yok çok teşekkürler, her şeyi gayet güzel anlattınız” diyebilir ve görüşmeyi başlamış olduğunuz gibi nezaket, tebessüm ve özgüvenle bitirebilirsiniz. Ama ben siz de bir soru sorun derim. İlla ki görüşme sırasında ya da görüşme öncesi hazırlıklarınız sırasında aklınıza takılan bir konu olmuştur. Sorun ve pozisyon ile ilgili olduğunuzu gösterin.

Görüşmeniz bitti ama işiniz bitmedi. Görüşme sırasında hangi konularda iyi olduğunuz, hangi sorulara net cevap veremediğiniz gibi kritik konuların notlarını çıkarmanızı önereceğim size. Bir sonraki görüşmeleriniz için ön hazırlık olacak bu yaptığınız. Zorlandığınız konular neler ise onlara yoğunlaşıp aynı zorluğu yaşamamanızı sağlayacaktır.

İstisnai durumlar da olabilir tabii ama genellikle pozisyon için çok uygun bulunmanız halinde bir hafta içerisinde sizinle iletişime geçilecektir. Olumsuz ise bu süre uzadıkça uzayacaktır. Görüşme yaptığınız kişinin iletişim bilgilerinden kendisine ulaşıp görüşme sonucunu sormanız sonucu değiştirmeyecektir. Bu nedenle sabırlı olun ve bekleyin. Baktınız 1 ay geçti hala ne arayan var ne soran o zaman

“Telefonun başında çaresiz beklemeyin”

Önünüzdeki maçlara bakın.

Tek Yorum

  1. Esalettin Esalettin

    Bence iş görüşmelerinde uzman olmayan İK yöneticilerinden de bahsedin. Karşısındaki kişiyi strese sokan iş bilmezlere yer verin. Belki birilerine faydası dokunur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir